8 Asırlık Gelenek: Kastamonu’da Tekke Çorbası

Kastamonu Gölköy’de Şeyh Ahmet Türbesi’nde 800 yıldır arife günleri ve Regaip kandillerinde kazanlarla pişirilen çorbalar ziyaretçilere dağıtılmaya devam ediyor.

8 Asırlık Gelenek: Kastamonu’da Tekke Çorbası
09.07.2025
766
A+
A-

1200’lü yıllarda yaşayan Şeyh Ahmet’in vasiyeti ile onun soyundan gelen Tekkeşin ailelerinin yılda üç kez yaptığı “geleneksel tekke çorbası” ikramı bu sene de tekrarlandı. Bu anlamlı etkinlik, toplumsal dayanışmayı simgeler hale geldi.

Kastamonu’daki Şeyh Ahmet Türbesi’nde 800 yıldır arife günleri ve Regaip Kandillerinde Tekke çorbası dualar eşliğinde hazırlanıp kazanlarda pişirilerek ziyaretçilere dağıtılıyor.

Tekkeşin Sülalesine ait 15 aile, bu manevi değere sırasıyla sahip çıkarak yapılan çorbayı Şeyh Ahmet Türbesi’nin yanındaki misafirhanede ikram ediyor. Arife günü boyunca kazan kazan pişirilen bu çorbanın içinde et, nohut, erişte, kuru fasulye, ve bolca baharat bulunuyor. Çorbanın yapımına bir gün önceden başlanıp dualar ediliyor. Her yıl üç kez düzenlenen organizasyonun masrafları, 15 Tekkeşin ailesi tarafından karşılanıyor. Aileler, sırayla geleneği üstlenirken, her birine beş yılda bir görev düşüyor. Gelenek gereği, vatandaşlar evlerinden kaplarla, yağ ve makarna gibi malzemelerle alana geliyor ve hazırlanan çorbadan alıyorlar.

Sabah saatlerinde başlayan etkinlik kapsamında yaklaşık 20 kazan çorba pişirildi. Akşam ise Tekkeş ailesi tarafından iftar yemeği düzenlendi. Son iftar yemeği ile birlikte, ilçeden gelen köylüler ve Tekkeş ailesi aynı sofrada oruçlarını açarak, paylaşımın ve dayanışmanın en güzel örneklerinden birini sergiledi.

Çorbanın bu yıl yapımını üstlenen Tekkeş ailesi mensubu, Şaban Hulusi Tekkeş, vasiyet edilen bu geleneğe sahip çıkmaya çalıştığını, bu vasiyetin amacını iyice gözlemlediğini söyledi. Farklı ilçelerden gelen insanların burada hem dini ibadetini yerine getirdiğini hem de konuşup kaynaştıklarını ifade eden Şaban Hulusi Tekkeş, ‘’Bir çorba deyip geçmemek lazım. Umarım bizden sonraki nesil bu geleneği sürdürür, ancak maliyet açısından yeni nesilin bunu yapabileceğini düşünmüyorum.’’ ifadelerini kullandı.

Gazete Kampüs muhabirinin yönelttiği, “Çocukluğunuzda bu gelenekle ilgili hatırladığınız bir anınız var mı?” sorusuna Tekkeş, “Aslında bu gelenek önceden şöyleydi; herkes buraya çorbasını almaya gelirken bir şey getirirdi: tuz, pirinç, yağ… Bu getirilenler de kazana atılırdı. Küçüklüğümde köyün kadınları yayım (yufka) yapardı, sabahtan akşama kadar sonra bu yayımları çuvallara yayarlardı. Şimdi öyle şeyler yapamıyoruz tabi, zamanında böyleydi, ancak artık her şey gittikçe modernleşiyor. Biz 15 aileyiz, dönüşümlü olarak yapıyoruz. Zaat-ı muhterem bu vasiyetin babadan oğula geçmesini şart koşmuş. Kızlarımız köyden gelin olup giderler diye bu gelenek erkeklerimize vasiyet kalmış. Herkes sırasını biliyor, takip ediyor.” cevabını verdi.

“Bu gelenek nasıl ortaya çıktı? Sizce yeni nesil bu geleneği sürdürebilir mi?” sorusuna ise “Vasiyet edilen bu geleneğe sahip çıkmaya çalışıyoruz. Bu vasiyetin amacını da aslında biz de gözlemliyoruz. Farklı ilçelerden gelen insanlar burada hem dini ibadetini yerine getiriyor hem de konuşup kaynaşıyorlar. Bir çorba deyip geçmemek lazım. Umarım bizden sonraki nesil bu geleneği sürdürür, ancak maliyet açısından yeni neslin bunu yapabileceğini düşünmüyorum.” şeklinde yanıt verdi.

Haber Fotoğraf: Tuğçe Karafakıoğlu

Röportaj: Rümeysa Dere

ETİKETLER: , , ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.