Gelenekten Geleceğe Ahşap Sanatı Paneli ve Sergisi

Kastamonu Valiliği ve Kastamonu İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde düzenlenen “Gelenekten Geleceğe Ahşap Sanatı” paneli ve sergisi, sanat ve akademi dünyasını bir araya getirdi. Kastamonu Halk Eğitimi Merkezi’nde gerçekleştirilen panelin ardından Mimar Vedat Tek Kültür Merkezi’nde sergi açılışı yapıldı.

Gelenekten Geleceğe Ahşap Sanatı Paneli ve Sergisi
10.03.2026
1.365
A+
A-

Kastamonu Valiliği ve Kastamonu İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde “Gelenekten Geleceğe Ahşap Sanatı” paneli ve sergisi düzenlendi. Etkinliğe katılan Meftun Dallı, yaptığı konuşmada bölgedeki ahşap kültürüne dikkat çekti. Vali Dallı konuşmasında, “Bu bölgede doğan herkes bilir ki doğduğumuz günden mezara kadar ahşapla iç içeyiz. Bastığımız zemin, baktığımız tavan, sırtımızı dayadığımız duvar, harmana getirdiğimiz kağnı, mezarda üstümüze kapatılan tahtaya varıncaya kadar ahşabın çocuklarıyız.” ifadelerini kullandı.

Panelin moderatörlüğünü Kastamonu Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Ersoy Soydan üstlendi. Panelde konuşmacı olarak Prof. Dr. Saim Ateş, Prof. Dr. Sevgi Öztürk ve Yüksek Mimar Nuray Yücel yer aldı.

Ahşap: Kültürün ve Doğanın Parçası

Prof. Dr. Saim Ateş, “ahşap” kelimesinin kültürel anlamına dikkat çekti. Ateş, İngilizcede ahşap kelimesinin tam karşılığının bulunmadığını, genellikle “wood” veya “odun” anlamında kullanıldığını belirterek Türk kültüründe “ahşap” kelimesinin daha sıcak ve anlamlı bir ifade taşıdığını söyledi.

Ahşabın doğru kullanıldığında son derece dayanıklı bir malzeme olduğunu vurgulayan Ateş, tarih boyunca yüzlerce hatta binlerce yıl ayakta kalabilen yapıların bulunduğunu ifade etti. Ahşapla uyumlu bir yaşam anlayışının benimsendiğinde bu malzemenin uzun ömürlü ve sürdürülebilir bir yapı kültürü oluşturduğunu dile getirdi.

Ahşap, Kastamonu’nun Mekânsal Kimliğini Oluşturuyor

Panelde söz alan Prof. Dr. Sevgi Öztürk ise Kastamonu’daki ahşap kültürünü peyzaj mimarlığı perspektifinden değerlendirdi. Öztürk, Kastamonu’da ahşabın yalnızca bir yapı malzemesi olmadığını sokakları şekillendiren, mikroiklimi düzenleyen ve kentin kimliğini oluşturan temel unsurlardan biri olduğunu ifade etti.

Kentin zengin orman varlığının tarih boyunca yerleşim kültürünü etkilediğini belirten Öztürk, ahşap yapıların oluşturduğu dar ve insan ölçeğindeki sokakların gölge ve ışık dengesiyle özgün bir mekânsal deneyim sunduğunu söyledi. Avlu kültürü ve han yapılarının da sosyal etkileşimi güçlendiren önemli kamusal alanlar oluşturduğunu vurguladı.

Kastamonu’da Üretme Sorumluluğu

Yüksek Mimar Nuray Yücel konuşmasında meslek hayatına mimarlık eğitimi sonrası kamu ve sivil projeler üreterek başladığını belirtti. Kastamonu’nun tarihi dokusunun ve mimari kimliğinin kendisini etkilediğini ifade eden Yücel, bu durumun yaşadığı şehirde üretme sorumluluğunu beraberinde getirdiğini dile getirdi.

1994 yılında Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı Başkanı Metin Sözen ile tanışmasının önemli bir dönüm noktası olduğunu belirten Yücel, dönemin Valisi Enis Yeter ile birlikte kentte kültürel mirasın korunmasına yönelik çalışmaların hız kazandığını ifade etti. Kastamonu’nun Tarihi Kentler Birliği kurucu üyeleri arasında yer aldığını hatırlattı.

Belgesel Fragmanı İlk Kez Gösterildi

Panelin sonunda söz alan Doç. Dr. Ersoy Soydan, 30 Mart’ta gösterime girecek olan “Ahşabın Cazibesi” belgeselinin fragmanını ilk kez panel katılımcılarına izletti. Fragman izleyicilerden ilgi görürken, belgeselin Kastamonu’nun ahşap kültürü ve mimari mirasına dikkat çekmeyi amaçladığı ifade edildi.

Etkinlikte ahşap sanatının kültürel mirastaki yeri ve korunmasının önemi vurgulanırken, sergide geleneksel ve modern yorumlarla hazırlanan eserler ziyaretçilerin beğenisine sunuldu.

Haberi/ Fotoğraf: Murat Çimenli, Sadullah Menekşe

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.