Toplumsal Farkındalığın Güçlü Sesi: Huriye Boyraz ile 3 Aralık Üzerine Röportaj 

3 Aralık Dünya Engelliler Günü hakkında Kastamonu Özel Bireyler ve Aileleri Dayanışma Derneği Başkanı Huriye Boyraz ile Gazete Kampüs ekibi röportaj gerçekleştirdi.

Toplumsal Farkındalığın Güçlü Sesi: Huriye Boyraz ile 3 Aralık Üzerine Röportaj 
04.12.2025
299
A+
A-

Kastamonu Özel Bireyler ve Aileleri Dayanışma Derneği Başkanı Huriye Boyraz, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü hakkında Gazete Kampüs’e konuştu. 

Bize kendinizi tanıtır mısınız? 

Evli, iki çocuk annesiyim; birisi 28 yaşında uçak mühendisi, diğeri ise 22 yaşında gözümden sakındığım otizmli oğlum. Aslen Kastamonuluyum, eşim de Kastamonulu. Küçük oğlumun otizmli olduğunu öğrenince bu hastalığı iyice araştırdım ve kendimi bu işin içinde buldum. 18 yıldır Kastamonu’da özel bireyler için gönüllü olarak hizmet veriyorum. 

Ben, Kastamonu Özel Bireyler ve Aileleri Dayanışma Derneği Başkanlığı yapıyorum, ayrıca Karadeniz Otizm Federasyonu Temsilciliğini yürütüyorum. Mutlu Kafemizde dönemin Kastamonu Gençlik Spor İl Müdürümüz Reşat Asrak sayesinde özel bireylerimiz için spor çalışma salonu yapıldı ve burada şu anda 3 öğrencimiz eğitim faaliyetlerinden yararlanıyor. 

Şunu da belirtmek isterim ki; Otizm Federasyonu ve Otizm Meclisinin tüm il gruplarında yer almaktayım. 

3 Aralık Dünya Engelliler Günü, sizin ve derneğiniz için nasıl bir anlam taşıyor? 

Oğlumun tek çaresi Kastamonu’da bir otizm sınıfında eğitim görmekti fakat bu imkân yoktu. Dönemin İl Millî Eğitim Müdürü’nün özel çabalarıyla oğluma otizm sınıfı açıldı ve biz de bu şekilde faaliyete başladık. 

Biz burada, özel bireylerin ailelerine yapabileceklerini göstererek birlik ve beraberliği sağlayıp öğrencilerimizi topluma kazandırmak için faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Engelsiz yaşam merkezlerimiz ve atlı terapilerimizle hem ailelere hem de çocuklarımıza psikolojik açıdan destek olmaya gayret ediyoruz. 

Derneğimize kayıtlı olup aktif eğitim alan 65 özel birey bulunuyor. Her biri bizim için çok kıymetli olduğu için sabah ve öğle saatlerinde bedensel ve zihinsel aktiviteler olmak üzere çeşitli eğitimler alıyorlar. Ayrıca bahsettiğim Atlı Terapi Merkezimize her çarşamba günü aileleriyle öğrencilerimiz giderek destek alıyorlar. 

Bu yönüyle, engelli bireylerin psikolojik ve ruhsal açıdan destek alarak topluma kazandırılması ve toplumda farkındalık yaratılması anlamını taşıyor. 

Toplumda engellilik konusunda farkındalık ve duyarlılık sizce ne durumda? 

Kastamonu’da engellilik konusunda farkındalık kazanmayan kişilerde tepki, korku ve ön yargı olabildiği gibi saldırganlık duyguları da yüksek olabiliyor. Fakat biz Mutlu Kafe’de engelli bireyler ile diğer bireylerin kaynaşmasını sağlayarak farkındalık kazandırıyoruz. 

Üniversitemiz bu konuda oldukça bilinçli ve ilgili. Üniversitemizin Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal’ın öncülüğünde, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası Ticaret ve Lojistik Bölümü öğrencilerinin özel bireylerimize hazırladığı gönüllülük projeleri destek sağlamaktadır. Kastamonu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin yürüttüğü farkındalık çalışmaları ile toplumun engellilere bakışı değişti. 

Bu gönüllülük çalışmaları sayesinde, oğlumla otobüse bindiğimizde önceden önyargıyla yaklaşan insanlar artık o gözle bakmıyorlar. 

Özel bireylerin özellikle eğitim, ulaşım, sağlık ve sosyal yaşama katılım gibi alanlarda en çok karşılaştığı temel sorunlar bugün nelerdir? 

Elbette bazı temel sorunlarla karşılaşabiliyoruz. Örneğin eğitimde ve spor alanında bazı materyal eksiklikleri olabiliyor; bunlar beklenen ancak çözülemeyecek sorunlar değil. Gereken eksikliklerimizi Şehrimizin Valisi Meftun Dallı görerek sorunlarımıza kulak veriyor ve çözüm üretiyor. 

Fakat en büyük eksikliğimiz sağlık alanında. Otizmli bireylere ait özel bir bölüm Kastamonu’da bulunmuyor; bu nedenle Çankırı ve ilçelere gidiyoruz. Bu yüzden sağlık alanının gelişmesi gerekiyor. 

Ailelerimiz, çocuklarının engelini öğrendiklerinde kabullenme sürecinde zorlanıyorlar. “Neden bu bizim başımıza geldi?” diyerek yakınabiliyorlar. Bu nedenle psikolojik destek çalışmalarının artırılması gerektiğini düşünüyorum. 

Derneğimizin Ulusal Otizm ve Karadeniz Otizm Federasyonu ile İçişleri Bakanlığı tarafından desteklenen “Güçlü Baba Güçlü Özel Birey” projesi kapsamında babaların çocuklarıyla vakit geçirerek onları daha iyi anlamaları ve psikolojik süreci yönetmeleri hedefleniyor. 

Ayrıca Gençlik ve Spor Bakanlığımız ile Gençlik Spor İl Müdürlüğü tarafından 1–4 Aralık tarihleri arasında bungalov evlerinde 250 kişilik özel bireyler ve aileleri için bir kamp gerçekleştirilecek. Bu kapsamda çeşitli etkinlikler yapılacak. Bu tür etkinliklerin artmasını istiyoruz. 

Özel bireylerin aileleri toplumsal açıdan ne tür zorluklar yaşıyor? Bu ailelere yönelik mevcut destek mekanizmalarını yeterli buluyor musunuz? 

Ailelerin kabullenme süreci zor oluyor. Hatta hâlâ kabullenemeyen ailelerimiz var. “Neden ben?” diye soruyorlar kendilerine. Bu durumda ne aile ne çocuk bir adım öne gidebiliyor. 

Uluslararası Karadeniz Otizm Federasyonu ile İçişleri Bakanlığı tarafından düzenlenen “Güçlü Baba Güçlü Birey” projesi ile babalar ve çocukların kaynaşması sağlanarak süreci daha iyi anlamaları hedefleniyor. Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen bu gibi etkinlikler sayesinde hem çocuklarımız hem ailelerimiz psikolojik destek alabiliyor. 

Bu proje kapsamında geçtiğimiz gün bir çalıştay gerçekleştirdik. Kastamonu Üniversitesi akademisyenleri ve öğrencileri ile de projeler yürüttüğümüzden dolayı Kastamonu’da yapılan destek mekanizmalarını yeterli buluyorum. 

Özel Bireyler ve Aileleri Dayanışma Derneği olarak 3 Aralık kapsamında veya genel olarak farkındalığı artırmaya yönelik ne tür çalışmalar yürütüyorsunuz? 

Kastamonu’da engellilere yönelik farkındalık oldukça yüksek. Bize uygun görülen iki farklı söyleşiye katılarak “Neler yapabiliriz?” sorusuna cevaplar arayacağız ve bu özel günde düzenlenen tüm programlara katılarak farkındalık yaratacağız. 

Fakat bizim düzenlediğimiz bir programımız yok. 

Kastamonu özelinde engelli bireyler için erişilebilirlik, hizmet ve sosyal katılım konusunda nasıl bir tablo görüyorsunuz? Yerelde iyileştirilmesi gereken öncelikli konular nelerdir? 

Kastamonu’daki özel bireylerin aileleri istedikleri her şeye her an erişebiliyorlar; bu konuda bir eksiklik yok. Sadece sağlık alanındaki eksiklikler çok büyük; bunlar giderildiğinde güzel bir tablo ortaya çıkacaktır. 

Ayrıca okullarda öğretmenlerimiz çocuklarımız için sosyal katılımı iyileştirmek adına çalışmalar yapıyor. Görme engellilerimizin ve yürüyemeyen engellilerimizin Kastamonu’da nerelerde sorun yaşadıklarını otizmli çocuğumuz Cengizhan ile birlikte tespit ettik. Sarı şeritlerin kırık olduğunu fark edip belediyeye bildirdik ve işlem başlatıldı. Örneğin yürüyemeyen engellilerimizin kaldırımlara inip çıkması için ayrılan bölümlere araçlar park ediliyor; keşke bu alanlara park edilmese. Klişe bir şey ama sevgi ile aşılamayacak hiçbir sorun yok! Sevgi ile toplum bilinçlendiği zaman her şey çözülür. 

3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde topluma, kurumlara ve özellikle üniversite gençliğine vermek istediğiniz mesaj nedir? 

Ben son olarak şu mesajı iletmek isterim bizim temel hedefimiz bu ama bu özel güne bu mesajı bırakmak isterim “Kendi memleketlerinde, kendi mekanlarında sağlıklı mutlulukla yaşasınlar.” diyorum ve sözümü noktalıyorum. 

Röportaj: Ece Sinan, Melih Çelikkaya / Fotoğraf: Melih Çelikkaya 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.