Kastamonu Üniversitesi’nde ”Türkün Bayramı Nevruz” Paneli Düzenlendi

Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi tarafından ”Türkün Bayramı Nevruz” başlıklı panel gerçekleştirildi. Panelde Nevruz’un tarihsel, kültürel ve toplumsal boyutları ele alındı.

Kastamonu Üniversitesi’nde ”Türkün Bayramı Nevruz” Paneli Düzenlendi
10.04.2026
934
A+
A-

Programın açılış konuşmasını İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fatma Zehra Pattabanoğlu yaptı. Prof. Dr. Pattabanoğlu, medeniyetin kurucu unsurları arasında; din, dil, sanat, tarih, teknoloji ve hukukun bulunduğunu belirterek nevruzun bu unsurların ortak bir yansıması olduğunu vurguladı. Nevruzun hem Türk kültüründe Ergenekon’dan çıkışı simgelediğini hem de Orta Asya ve Kafkasya’da baharın uyanışını temsil ettiğini söyledi. ”Nevruz, Farsça ‘yeni gün’ anlamına gelir. Bu yeni günün dünyamıza özellikle de birlik ve beraberliğe her zamankinden daha çok ihtiyaç olduğumuz bugünlerde, mutluluk ve dayanışma getirmesini diliyorum” dedi. Nevruzun gelecek nesillere aktarılmasının önemine dikkat çeken Prof. Dr. Fatma Zehra Pattabanoğlu, bayramın yaşatılarak kutlanması gerektiğini dile getirdi.

Panel başkanlığını yürüten Prof. Dr. Mehmet Serhat Yılmaz ise nevruzun ”yeni gün” anlamına geldiğini hatırlatarak, Ekinoks ile bağlantısına değindi. Prof. Dr. Yılmaz, gece ile gündüzün eşitlendiği bu dönemin coğrafi ve doğal bir dönüm noktası olduğunu belirterek, nevruzun sağlık, bereket, arınma ve dayanışma gibi farklı anlamlar taşıdığını ifade etti. Türk dünyasında nevruzun yeniden doğuş bayramı olarak kutlandığını söyledi.

İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Kıldıroğlu ”Tarihte Nevruz” başlıklı sunumunda, nevruzun geçmişte farklı toplumlar tarafından sahiplenildiğini ve bu durumun tartışmalara yol açtığını aktardı. Nevruzun tarih boyunca ”Novruz”, ”Sultan-ı Nevruz” ve ”9 Mart” gibi farklı isimlerle anıldığını belirtti.

Panelde söz alan Prof. Dr. Vüsale Musalı ise nevruzun Türk dünyasında özellikle Azerbaycan’da yoğun bir şekilde yaşatıldığını ifade etti. Prof. Dr. Musalı, ateşten atlama, semeni süsleme, yumurta boyama ve geleneksel tatlılar hazırlama gibi ritüellerin bu kültürün önemli parçaları olduğunu söyledi. Nevruzun yalnızca bir bayram değil aynı zamanda kültürel kimliğin bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Vüsale Musalı, semeni geleneğinin bereket ve bolluğun sembolü olduğunu dile getirdi. Azerbaycan’da Nevruz’un ”Ahir Çerşenbe” olarak da adlandırıldığını ve bu dönemde toplumsal dayanışmanın güçlendiğini vurguladı.

Anadolu’daki nevruz geleneklerine değinen Prof. Dr. Gülten Küçükbasmacı ise Türk dünyası ile Anadolu’daki kutlamaların büyük ölçüde benzerlik gösterdiğini belirtti. Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde resmi bayram olarak kutlanan Nevruz’un Cumhuriyet’in ilerleyen yıllarında bu statüsünü kaybettiğini belirten Küçükbasmacı, bayramın tarım ve hayvancılıkla uğraşan toplumlar için mevsimsel bir dönüm noktası olduğunu söyledi. Anadolu’da Nevruz’un ”Ergenekon”, ”Yörük Bayramı” ve ”Gün Dönümü” gibi isimlerle anıldığını da sözlerine ekledi.

Panelde, nevruzun Türk dünyasında ortak bir kültürel değer olduğu ve toplumları bir araya getiren en eski bayramlardan biri olma özelliği vurgulandı. Program sonunda katılımcılara teşekkür belgeleri takdim edilirken etkinlik toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

Haber-Fotoğraf: Hilal Topçuoğlu

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.