Devlet Ricali ve Gençler, Dijital Vatan Müdafaası İçin Buluştu

ASBÜ, TYB ve Ankara İl Millî Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle düzenlenen Dijital Vatan Akademisi, dijital dünyada milli, manevi ve etik değerleri gözeten nitelikli içerik üreticileri yetiştirmek amacıyla eğitim programına başladı.

Devlet Ricali ve Gençler, Dijital Vatan Müdafaası İçin Buluştu
26.08.2026
40
A+
A-

Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi (ASBÜ), Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) ve Ankara İl Millî Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle hayata geçirilen “Dijital Vatan Akademisi” devlet ricalinin yoğun katılım gösterdiği bir törenle eğitim programına başladı. 10 gün sürecek olan akademi, dijital dünyayı milli, manevi ve etik değerlerle donatacak nitelikli ve etik içerik üreticileri yetiştirmeyi amaçlıyor.

Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi (ASBÜ), Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) ve Ankara İl Millî Eğitim Müdürlüğü’nün güçlü paydaşlığıyla hayata geçirilen “Dijital Vatan Akademisi” için ilk zil çaldı. Dijitalleşen dünyanın imkânlarını sorumlu bir şekilde kullanacak yeni nesil içerik üreticilerini sektöre kazandırmayı hedefleyen eğitim akademisi, ASBÜ Rektörlük Binası Sezai Karakoç Salonu’nda düzenlendi.

Devletin zirvesi ile akademi ve medya dünyasını bir araya getiren akademi, üst düzey bir katılıma sahne oldu. Millî Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin ile İçişleri Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı’nın teşrifleriyle onurlandırdığı programda, devlet ricali “dijital vatan” inşasında gençleri yalnız bırakmadı. Ankara İl Milli Eğitim Müdürü Murat Küçükali’nin de yer aldığı törenin açılış konuşmalarında ise protokolün önemli isimleri kürsüye geldi. Sırasıyla; TBMM Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Nazım Elmas, Rektör Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, eski MGK Genel Sekreteri Seyfullah Hacımüftüoğlu, TYB Genel Başkanı Prof. Dr. Muhammet Enes Kala ve Dijital Vatan İletişim Koordinatörü Serdar Arseven söz alarak, dijital dünyada etiğin ve milli duruşun önemine vurgu yaptı.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, göreve geldiği günden bu yana birlik ve beraberlik konularını merkeze aldığını aktaran , çeşitli nedenlerle oluşan toplumsal sorunları çözebilecek yegâne kurumun Milli Eğitim Bakanlığı olduğuna dikkat çekti. Ailelerin çocuklarını henüz 66 aylıkken devlete emanet ettiğini ve 12 yıl boyunca bu emaneti hakkıyla yetiştirmeye gayret gösterdiklerini anlatan Tekin, inşa ettikleri kavramsal çerçevede milli birlik, dayanışma ve vatanın tüm unsurlarına birlikte sahip çıkma reflekslerinin büyük önem taşıdığını vurguladı.

1980’li ve 1990’lı yıllarda yaşanan, özellikle 28 Şubat sürecinde inanç temelli ayrımcılıklarla derinleşen siyasi krizlerin zihinlerde derin izler bıraktığını anımsatan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, vatandaşların devlete olan sadakat bağını yeniden inşa edecek adımlar atmaya odaklandıklarını kaydetti. Bu olumsuzlukları giderecek şuurun gençlere verilmesi gerektiğinin altını çizen Bakan Tekin, yeni müfredat çalışmaları kapsamında uzmanlardan oluşan altı komisyon kurulduğu bilgisini paylaştı. Tekin, dijital vatan, mavi vatan ve gök vatan gibi kavramların çocuklara öğretilmesi amacıyla müfredata eklendiğini, bu hamlenin Yunanistan televizyonlarında bir ay boyunca tartışıldığını dile getirdi. Türkiye’nin binlerce yıllık geçmişi olan köklü bir devlet olduğuna işaret eden Tekin, milleti güçlü kılan temel unsurun etnik veya dini kimlikten ziyade karşılıklı sevgi ve bağlılık olduğunu, bu bağın yitirilmesi halinde geçmişten gelen gücün de kaybedileceğini ifade etti.

Bakan Tekin, Türkiye’nin köklü bir devlet ve millet geleneğine sahip olduğunu belirterek, ülkenin gücünün etnik veya dini farklılıklardan bağımsız olarak toplumun birbirine duyduğu sevgi ve bağlılıktan kaynaklandığını ifade etti. Türkiye’nin geçmişiyle kurduğu bağın korunmasının önemine dikkat çeken Bakan Tekin, toplumsal birlik ve beraberliğin zedelenmesinin ülkenin tarihsel gücünü de olumsuz etkileyeceğini söyledi.

Bakan Tekin, bu çerçevede Terörsüz Türkiye sürecinin de önem taşıdığını belirterek, sürecin Türkiye’nin birlik ve bütünlüğünün güçlendirilmesi açısından kritik olduğunu vurgulayarak konuşmasını bitirdi.

Dijital çağın getirdiği kuşak farklılıklarına değinen İçişleri Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı, geçmişte tecrübe aktarımının büyüklerden gençlere doğru ilerlediğini, ancak günümüzde bu akışın tamamen tersine döndüğünü belirtti. Yiğitbaşı, teknolojinin içine doğan gençlerin dijital dünyadaki yenilikleri kavrayarak aile büyüklerine ve yetişkinlere öğreten bir konuma yükseldiğine vurgu yaptı.

Dijital mecralarda geçirilen sürenin her yaş grubu için tırmanışa geçtiğini ve son dönemde okullarda yaşanan olayların aile içi yakınlık tartışmalarını alevlendirdiğini hatırlatan Yiğitbaşı, İçişleri Bakanlığı olarak suçla mücadelede sanal veya gerçek dünya ayrımı yapmadıklarının altını çizdi. Hakaret, hırsızlık, dolandırıcılık ve cinsel taciz gibi suçların giderek artan bir ivmeyle siber alana taşındığı uyarısında bulunan Yiğitbaşı, toplumun bu tehditlere karşı adeta çelik bir zırh kuşanması gerektiği değerlendirmesinde bulundu. Bu zırhı öncelikle gençlerin giyeceğini ve ardından tüm toplumu bilinçlendireceklerini aktaran Yiğitbaşı, küresel bir risk ve milli güvenlik meselesi haline gelen dezenformasyonla mücadelede alınan eğitimlerin kritik bir rol üstlendiğini sözlerine ekleyerek konuşmasını tamamladı.

ASBÜ Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, ev sahibi sıfatıyla yaptığı konuşmada Dijital Vatan kavramının yalnızca veri ve altyapı güvenliği çerçevesinde değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti. Rektör Prof. Dr. Arıcan, dijital alanın aynı zamanda ahlaki, felsefi ve kültürel sorumluluklar barındırdığını ifade etti.

Türkiye’nin maddi ve manevi vatan anlayışının dijital dünyadaki yansımalarının korunmasının önemine değinen Rektör Prof. Dr. Arıcan, bu alanın dilin, aile yapısının ve toplumsal hafızanın muhafazasıyla yakından ilişkili olduğunu aktardı.

Rektör Prof. Dr. Arıcan ayrıca, Türkiye’de bir ilk olması planlanan Kreatif Endüstriler Fakültesi kurulmasına yönelik teklifin Yükseköğretim Kurulu’na (YÖK) sunulduğunu açıkladı.

Programda söz alan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi Koordinatörü Deniz Demir ise bilgi kirliliği ile yürütülen mücadelenin en temel ayağını toplumsal farkındalığın oluşturduğuna dikkati çekti. Demir, bahsi geçen bilincin özellikle gençler arasında kök salması ve derinleşmesi halinde, siber alanda yürütülen bu mücadeleden çok daha etkili ve kalıcı sonuçlar alınacağına işaret etti.

TİMBİR Yüksek İstişare Kurulu Başkanı ve eski Milli Güvenlik Kurulu (MGK) Genel Sekreteri Seyfullah Hacımüftüoğlu, Dijital Vatan Akademisi’nin açılış programında yaptığı konuşmada, milli ve manevi değerlerin günümüz şartlarına entegre edilerek yeniden inşa edilmesinin hayati bir beka meselesi olduğuna dikkat çekti.

Ankara örneği üzerinden vatan kavramını değerlendiren Hacımüftüoğlu, bu coğrafyayı vatan yapan asli unsurun Hacı Bayram Veli ve onun temsil ettiği manevi ruhlar olduğunu dile getirdi. Geçmişten devralınan bu derin mirası bugünün atmosferine uygun ve kalplere dokunacak bir formda yeniden canlandırmanın zorunluluğuna değinen Hacımüftüoğlu, aksi takdirde elde maddi veya manevi hiçbir değerin kalmayacağı uyarısında bulundu. Bir ülkenin en mühim ve öncelikli olarak ele alınması gereken birinci meselesinin beka olduğunu hatırlattı. Dijital Vatan Akademisi’nin tam da bu temel anlayışa hizmet etmek amacıyla hayata geçirildiğini aktaran Hacımüftüoğlu, dijital platformlarda üretilen içeriklerin salt izlenme oranlarıyla ölçülmemesi, bilakis taşıdığı bilgi ve şuura göre değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Geleceğin içerik üreticilerine de seslenerek, ortaya konacak çalışmaların yalnızca popüler ve çok izlenen formatta değil, aynı zamanda doğru, sahih ve gelecek inşa edici bir vizyon barındırması gerektiği yönünde tavsiyelerde bulundu. Konuşmasının son bölümünde genç katılımcılara zamanı verimli kullanmaları konusunda telkinde bulunan Hacımüftüoğlu, gençlik yıllarında kendi kuşağının da benzer yollardan geçtiğini anımsattı. İlerleyen yıllarda kaçırılan etkinlikler ve fırsatlar için pişmanlık yaşamamaları adına gençlerden kendilerine sunulan bu imkânların bir dakikasını bile boş geçirmemelerini isteyen eski MGK Genel Sekreteri, programın düzenlenmesinde emeği geçen tüm paydaşlara teşekkürlerini ileterek sözlerini noktaladı.

TBMM Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Nazım Elmas tarafından yapılan açıklamada, sadece teknolojik ilerlemenin yeterli olmadığı aynı zamanda ruhu ve zihni besleyecek estetik ve kültürel içeriklerin üretilmesi gerektiğinin altı çizildi.

Kapanış konuşmalarının ardından ASBÜ Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan’ın Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e hediye takdim ettiği program, günün anısına çekilen hatıra fotoğrafıyla tamamlandı.

Akademide, katılımcılara yapay zekâ, siber güvenlik, dijital medya hukuku, kamu yayıncılığı ve diplomasi gibi farklı alanlarda eğitimler veriliyor. Program kapsamında derslerin ASBÜ Fuat Sezgin Salonu ve Yapay Zekâ Stüdyosu’nda sürdürülmesinin ardından eğitim maratonu, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nda gerçekleştirilecek son etapla tamamlanacak.

Akademiyi yakından takip eden isimler arasında Gazete Kampüs’ün yeni mezun editörü Tuğçe Karafakıoğlu da yer aldı. Karafakıoğlu, programa katılarak eğitim sürecini ve akademide ele alınan başlıkları yerinde takip etti.

Haber/ Fotoğraf: Tuğçe Karafakıoğlu

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.