İletişim Fakültesinde “Bölgesel Kalkınmada İletişimin Gücü” Konferansı Düzenlendi

Kastamonu Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde düzenlenen “Bölgesel Kalkınmada İletişimin Gücü: Markalaşma, Tanıtım ve Yatırım” konferansında bölgesel kalkınma sürecinde iletişimin rolü, şehirlerin markalaşması ve yerel değerlerin tanıtımında izlenmesi gereken stratejiler ele alındı.

İletişim Fakültesinde “Bölgesel Kalkınmada İletişimin Gücü” Konferansı Düzenlendi
03.11.2026
41
A+
A-

Kastamonu Üniversitesi İletişim Fakültesi Liderlik, Yönetim ve Kalite Alt Komisyonu öncülüğünde “Bölgesel Kalkınmada İletişimin Gücü: Markalaşma, Tanıtım ve Yatırım” başlıklı konferans düzenlendi. İletişim Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programa Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA) Kastamonu Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü Dr. Nedim Emre Gürgen konuşmacı olarak katıldı.

Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Dekan Yardımcısı, Dr. Öğr. Üyesi İbrahim Ethem Erdinç, bölgesel kalkınmada üniversitelerin ve kamu kurumlarının iş birliğinin önemine değindi. Erdinç, geleceğin iletişim profesyonellerinin ülkenin kalkınma sürecinde önemli sorumluluklar üstleneceğini belirterek üniversitenin ormancılık ve tabiat turizmi alanındaki ihtisaslaşma çalışmaları kapsamında farklı kurumlarla paydaşlık kurmaya gayret ettiğini ifade etti. Erdinç, konferans aracılığıyla Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansının faaliyetlerini öğrencilere tanıtmayı ve üniversite ile ajans arasındaki olası iş birliği alanlarını değerlendirmeyi amaçladıklarını söyledi.

Konferansta konuşan Dr. Nedim Emre Gürgen, kalkınma ajanslarının kuruluş sürecini ve Türkiye’deki faaliyet alanlarını anlattı. Gürgen, 1950’li yıllardan itibaren Devlet Planlama Teşkilatı aracılığıyla merkezden hazırlanan kalkınma planlarının, 2000’li yıllarda kurulan kalkınma ajanslarıyla birlikte yerel dinamikleri de kapsayan bir yapıya dönüştüğünü aktardı.

Türkiye genelinde 81 ilde teşkilatlanmış 26 kalkınma ajansının bulunduğunu belirten Gürgen, Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansının Kastamonu, Çankırı ve Sinop illerini kapsayan bölgesel gelişmişlik farklarını azaltmaya yönelik çalışmalar yürüttüğünü ifade etti.

Gürgen, kalkınma çalışmalarında teknik analizlerin yanı sıra insanların bir şehri nasıl algıladığının, hangi bilgilere güvendiğinin ve kararlarını hangi etkenlere göre verdiğinin de dikkate alınması gerektiğini vurguladı. Bir şehrin sahip olduğu değerlerle insanların o şehir hakkında bildiklerinin her zaman örtüşmediğini belirten Gürgen, iletişim stratejilerinin hedef kitlenin ihtiyaçlarına göre oluşturulması gerektiğini söyledi.

Şehir markalaşması ve tanıtım çalışmalarına ilişkin örnekler paylaşan Gürgen, ziyaretçi, tüketici ve yatırımcıların farklı beklentilere sahip olduğunu dile getirdi. Bir öğrencinin barınma ve sosyal yaşam olanaklarına, bir turistin gezilecek yerlere, yatırımcının ise üretim koşulları ve altyapıya öncelik verdiğini belirten Gürgen, tanıtım çalışmalarında hedef kitlenin doğru belirlenmesinin önemine dikkat çekti.

Kastamonu’nun tarihi dokusu, doğal güzellikleri, kanyonları ve Daday’daki at çiftliklerinin önemli bir turizm potansiyeli taşıdığını ifade eden Gürgen, bu değerlerin doğru tanıtım stratejileriyle farklı ziyaretçi gruplarına ulaştırılabileceğini aktardı. Özellikle doğa turizmi ve alternatif tatil seçeneklerine ilgi duyan ziyaretçilere yönelik çalışmaların önemini vurguladı.

Tanıtım filmi hazırlama sürecinde öncelikle çekim yapılacak yerlerin değil, filmin hangi hedef kitleye hitap edeceğinin belirlenmesi gerektiğini söyleyen Gürgen, iyi bir ön araştırmanın iletişim çalışmalarını daha verimli hale getireceğini belirtti. Horma Kanyonu örneği üzerinden değerlendirmelerde bulunan Gürgen, tanıtım içeriklerinde yalnızca görsel paylaşmanın yeterli olmadığını; ulaşım, yürüyüş koşulları, rehber ihtiyacı ve ziyaretçilere yönelik pratik bilgilerin de sunulması gerektiğini ifade etti.

Gürgen, turizm iletişimini ziyaret öncesi, ziyaret sırası ve ziyaret sonrası olmak üzere üç aşamada değerlendirdi. Ziyaret öncesinde planlama ve bilgilendirmenin, ziyaret sırasında yönlendirme ve güvenliğin, ziyaret sonrasında ise beklenti ve memnuniyet düzeyinin ölçülmesinin önemini anlattı.

Bir şehrin imajının yalnızca kurumların tanıtım kampanyalarıyla oluşmadığını belirten Gürgen, öğrencilerin, esnafın ve yerel halkın ziyaretçilerle kurduğu iletişimin de şehir algısını doğrudan etkilediğini dile getirdi.

Yerel ürünlerin markalaşması konusunda da örnekler veren Gürgen, ürünlerin tanıtımında üreticinin beklentilerinden ziyade tüketicinin satın alma alışkanlıklarının dikkate alınması gerektiğini söyledi. Gürgen, beğeni ve izlenme sayılarının tek başına başarı ölçütü olmadığını; satış sayfasına yönlendirme oranı, siparişlerin karşılanma kapasitesi ve satış verileri gibi somut göstergelerin de değerlendirilmesi gerektiğini aktardı.

İstiklal Yolu’nun tanıtımına da değinen Gürgen, İnebolu’dan başlayarak Ilgaz ve Çankırı üzerinden Doğu Tepe’ye uzanan tarihi rotanın yalnızca bir yürüyüş güzergâhı olarak değil, kültür ve spor etkinlikleriyle desteklenen kapsamlı bir organizasyon olarak değerlendirilebileceğini belirtti.

Konuşmasının yatırım iletişimi bölümünde Gürgen, yatırımcıların karar süreçlerinde altyapı, iş gücü, üretim koşulları ve ruhsat süreçleri gibi somut verilere önem verdiğini ifade etti. Yatırımcılarla kurulan iletişimde gerçekçi bilgilendirme yapılmasının ve teknik verilerin anlaşılır bir dille aktarılmasının güven açısından belirleyici olduğunu vurguladı.

Kalkınma ajanslarının kamu, üniversite, özel sektör ve sivil toplumu ortak hedefler doğrultusunda buluşturduğunu belirten Gürgen, bölgesel kalkınmanın kurumlar arasındaki iş birliği ve doğru iletişim stratejileriyle güçlenebileceğini söyledi.

Konferansın soru-cevap bölümünde öğrenciler ve akademisyenler, Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansının staj olanakları, devam eden projeleri, destek programları ve bölgesel markalaşma çalışmaları hakkında sorular yöneltti.

Staj olanaklarına ilişkin soruyu yanıtlayan Gürgen, dönem başında ajansla iletişime geçilmesi durumunda zorunlu ve gönüllü staj yapmak isteyen öğrencilere yardımcı olabildiklerini belirtti. Devam eden projeler hakkında da bilgi veren Gürgen, Sinop’ta 10 milyon avroluk balıkçılık ve şoklama tesisi projesinin tamamlandığını, Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP) kapsamında sosyal işletmelere yönelik desteklerin ve önümüzdeki aylarda açıklanacak yeni proje çağrılarının bulunduğunu aktardı.

Kastamonu’nun markalaşma çalışmaları hakkında konuşan Gürgen; doğa turizmi, UNESCO mirası Kasaba Köyü Mahmut Bey Camii, Cittaslow unvanına sahip Daday ve Jeopark projesi gibi farklı alanlarda çalışmalar yürüttüklerini ifade etti. “Kastamonu Tam Sana Göre” çatı kavramıyla farklı hedef kitlelere yönelik tanıtım çalışmaları gerçekleştirdiklerini de sözlerine ekledi.

TÜBİTAK destekli Ecevit Hanı ve İstiklal Yolu projesi hakkında yöneltilen soruyu da yanıtlayan Gürgen, İstiklal Yolu’nun bütüncül bir rota olarak ele alınmasının ajansın da üzerinde çalıştığı konular arasında yer aldığını belirterek proje detaylarını görüşmek üzere öğrencilere kapılarının açık olduğunu söyledi.

Konferans, katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi.

Haber – Fotoğraf: Baki Konyalı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.