Akbank Kısa Film Festivali’nin Ödüllü Filmleri 10. Kez İletişim’de

Kastamonu Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde 21. Akbank Kısa Film Festivali’nin ödüllü filmleri, akademik danışmanlığını Doç. Dr. Ersoy Soydan’ın yaptığı Medya ve İletişim Topluluğu iş birliğiyle onuncu kez öğrencilerle buluştu.

Akbank Kısa Film Festivali’nin Ödüllü Filmleri 10. Kez İletişim’de
04.12.2025
240
A+
A-

Akademik danışmanlığını Doç. Dr. Ersoy Soydan’ın yaptığı Medya ve İletişim Topluluğu, Akbank Kısa Film Festivali’ni Kastamonu Üniversitesi İletişim Fakültesi Konferans Salonu’nda ağırladı. Akbank Sanat tarafından 2004 yılından bu yana düzenlenen festival, kısa filmi tanıtmayı, yapımını teşvik etmeyi ve genç sinemacıları desteklemeyi amaçlıyor. 21. Akbank Kısa Film Festivali’nin ödüllü filmleri, Türkiye genelinde 32 şehir ve 50 üniversitede öğrencilerle buluştu. Etkinlikte, Ulusal Yarışma “En İyi Kısa Film” ödülünü kazanan Cansu Baydar imzalı “Neredeyse Kesinlikle Yanlış”, Uluslararası Yarışma “En İyi Kısa Film” ödüllü Samir Karahoda’nın “Yolda / On the Way” ve Genç Bakışlar Yarışması “En İyi Kısa Film” ödüllü Ada Arıstak’ın “Kimlik” filmleri gösterime sunuldu.

Film gösterimlerinin ardından etkinlikte düzenlenen film okuma atölyesine konuk olan psikolog-sinema yazarı Sezen Sayınalp, öğrencilerle filmleri analiz edilip deneyimlerini paylaştı.

Sayınalp, psikoloji ile sinema arasındaki bağlantıdan bahsederek konuşmasına başladı. İki alanın birbiriyle oldukça güçlü ilişkiler kurabildiğini vurguladı. Sinemada insan algısının nasıl biçimlendiğini anlamak için psikolojinin önemli veriler sunduğunu belirten Sayınalp, izleyici algısının nasıl okunması ve filmi izlerken nelere dikkat edilmesi gerektiğini anlattı.

Sayınalp konuşmasında hem psikolojinin katkıları hem de sinemada film grameri üzerine bilgiler verdi. Bu sayede farklı yöntemler, teknikler ve okuma alanlarının nasıl geliştiğine dair ipuçları verdi. Film sisteminin temellerine de değinen Sezen Sayınalp, film sisteminin kendi içinde ikiye ayrıldığını, bunlardan birinin anlatının yazılı hâli olduğunu, diğerinin ise sinema perdesinde görselleşen kısım olduğunu belirtti.

Film biliminde sinema anlatısını biçimlendiren temel unsurun kurgu olduğunu belirtti. Kurgunun, görsel yapının içinde neyin, nasıl görüldüğünü açıklayan bir konvansiyon oluşturduğunu ve bu konvansiyonun ana akım sinemanın temelini oluşturduğunu söyledi. İzleyiciye neden–sonuç ilişkisini net bir şekilde sunduğunun altını çizdi.

Ana akım sinemada klasik anlatı yapısının bir metindeki “giriş–gelişme–sonuç” düzeninin perdeye yansımış hâli olduğunu ifade etti. “Filmin başlangıcı hikâyenin girişini oluşturur; ardından gelişme bölümünde olaylar hızlanır, düğümler ortaya çıkar. Son bölümde ise bu düğümler çözülür ve film tamamlanır. Bu yapı sayesinde izleyici, filmin başından sonuna kadar ortaya konan fikrin nedenlerini ve sonuçlarını takip eder” diye sözlerini sürdürdü. Sayınalp, film biliminin tanımladığı bu geleneksel anlatı düzeninin ana akım sinemanın kurumsallaşmış bir kuralı olarak kabul edildiğini söyledi.

Etkinlik, toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.

Haber/Fotoğraf: Gizem Aydın-Emine Sağlık

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.