VIII. Uluslararası Şeyh Şa‘bân-ı Veli Sempozyumu’nun Teması “Tarihten Günümüze Filistin ve Kudüs”

Kastamonu Üniversitesi’nde 8’inci Uluslararası VIII. Uluslararası Şeyh Şa‘bân-ı Veli Sempozyumu “Tarihten Günümüze Filistin ve Kudüs” temasıyla gerçekleştirildi.

VIII. Uluslararası Şeyh Şa‘bân-ı Veli Sempozyumu’nun Teması “Tarihten Günümüze Filistin ve Kudüs”
22.05.2025
388
A+
A-

Kastamonu Üniversitesi İlahiyat Fakültesi tarafından düzenlenen VIII. Uluslararası Şeyh Şa‘bân-ı Veli Sempozyumu “Tarihten Günümüze Filistin ve Kudüs” temasıyla gerçekleşti.

Sempozyumun açılış programına; Kastamonu Valisi Meftun Dallı, Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Kastamonu İl Müftüsü Bekir Derin, Kastamonu İl Sağlık Müdürü Dr. Fevzi Yavuzyılmaz, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mehmet Atalan, Prof. Dr. Ömer Küçük ve Prof. Dr. Selahattin Kaymakcı, kamu kurum ve kuruluş temsilcileri, sivil toplum örgütleri, akademisyenler, öğrenciler ve davetliler katıldı.  

Program Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. İlahiyat Fakültesi öğrencisi Yiğit Enes Alıcı,  Kur’an-ı Kerim Tilaveti gerçekleştirdi. Ardından Filistin hakkındaki sinevizyonu gösterimi katılımcılara izletildi. 

Prof. Dr. Özdemir: “Mescid-i Aksa, Müslümanların ilk Kıblesidir” 

Programın açılış konuşmasını yapan Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mehmet Nadir Özdemir, “Medeniyetlerin kavşağında yer alan, üç semavi dinin kutsal kabul ettiği, tarih boyunca ilahi mesajların ve insanlık mücadelelerinin merkezi olan Kudüs’ün bilimsel ve çok yönlü bakış açılarıyla ele alınacağı bu önemli akademik buluşmada sizleri aramızda görmekten büyük bir onur ve mutluluk duyuyoruz.” dedi.  

Kudüs’ün İslam tarihinde derin bir manevi, siyasi ve kültürel öneme sahip olduğunu, şehrin üç büyük şemavi din (İslam, Hristiyanlık ve Yahudilik) için kutsal kabul edildiğini ve İslam’da özel bir konumunun bulunduğunu aktaran Prof. Dr. Özdemir, Kudüs’ün Peygamber Hz. Muhammed’in (s.a.v) Miraç (İsra ve Miraç) olayında önemli bir durak olduğunu söyledi ve İsra Suresi’nin ilk ayetinden örnekler vererek Kudüs’ün İslam tarihindeki önemini vurguladı.  

Mescid-i Aksa’nın Müslümanların ilk kıblesi olduğunu Hz. Muhammed ve ilk Müslümanların hicretten önce ve sonraki birkaç yıl boyunca namazlarını Kudüs’e yönelerek kıldıklarını dile getiren Prof. Dr. Özdemir, kıblenin daha sonra Mekke’ye çevrilmesi Kudüs’ün sembolik önemini azaltmadığını aksine İslam’ın evrensel mesajının bir parçası haline geldiğini söyledi. Kudüs’ün 638 yılında Hz. Ömer (r.a) döneminde İslam orduları tarafından fethedildiğini, şehre barşçıl bir şekilde girildiğini ve Hristiyanlara, Yahudilere din özgürlüğü tanıyan bir anlaşma yaptığını, bu fetih ile Kudüs’ün İslam dünyasının önemli bir merkezi haline geldiğini ifade etti.  

Emeviler döneminde Kudüs’ün önemli Bir siyasi ve dini bir merkez olduğunu, Kubbetü’s Sahra ve Mescid-i Aksa’nın genişletilmesi gibi mimari eserlerin inşa edildiğini belirten Prof. Dr. Özdemir, “Bu yapılar, İslam sanatının ve mimarisinin şaheserleri olarak kabul edilir. Kudüs, 1099’da Selahaddin Eyyübi, Hıttin Savaşı’nın ardından Kudüs’ü geri aldı. Bu fetih, İslam dünyasında büyük bir moral zafer olarak görüldü ve Kudüs’ün Müslümanlar için önemi bir kez daha vurgulandı. 1517’de Yavuz Sultan Selim Kudüs’ü Osmanlı topraklarına kattı. Osmanlılar, şehri 400 yıl boyunca yönetti ve Mescid-i Aksa’nın korunmasına önem verdi. 20. Yüzyılda İsrail’in kurulması ve Kudüs’ün işgali, şehrin statüsünü uluslararası bir sorun haline getirdi. Bugün Kudüs, Filistin-İsrail çatışmasının odak noktasıdır.” ifadelerine yer verdi.  

Akademisyenlerin görevinin bilgiyi çoğaltmak, bilinç oluşturmak ve adaletin sesi olmak olduğunu vurgulayan Özdemir, sempozyuma katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür etti. 

Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal: “Filistin meselesi, salt bir coğrafya, siyaset ya da diplomasi meselesi değildir” 

Açılışın ikinci konuşmasını gerçekleştiren Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, “Mescid-i Aksa, Hz. Âdem’den itibaren peygamberlerin izini taşıyan mukaddes bir mekândır. Hz. Davud’un duasıyla temellendirilmiş, Hz. Süleyman tarafından tamamlanmış; Hz. Musa’nın gözyaşına, Hz. İsa’nın çığlığına ve Hz. Muhammed’in miracına şahitlik etmiştir. Kur’an’da ‘etrafı mübarek kılınmış mescid’ olarak anılan bu yapı, kıyamete dek sürecek ilahi bir emanetin sembolüdür.” dedi.  

Filistin’in İsrail tarafından işgaline dikkat çeken Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Mescid-i Aksa’nın 1967’den bu yana fiilinin 1948’den bu yana da siyasi olarak siyonist tahakküm altında olduğunu, Filistin halkının, defalarca tehcir edildiğini, yurtlarından sürülüp öldürüldüğünü hatta yoksullaştırılarak akıllara gelebilecek ve gelmeyecek her tür insanlık dışı uygulamaya maruz bırakıldıklarını söyledi.  

Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Filistin meselesinin salt bir coğrafya, siyaset ya da diplomasi meselesi olmadığına dikkat çekti. Bir asırdır devam eden sistematik zulmün, işgal ve katliama maruz kalan bir halkın haysiyet ve varoluş mücadelesinin olduğunu, bu davanın insan olma ve insan kalma iradesinin direnişi olduğunu, Kudüs ve Filistin’in Hz. Adem’den başlayarak nice peygamberlerin ayak izlerini taşıyan, semavi dinlerin kutsiyetini barındıran, medeniyetlerin doğuşuna tanıklık etmiş bir miras olduğundan bahsetti.  

Filistin’de yaşananların sıradan bir çatışma olmadığını, hakla batılın, adaletle zulmün, vahiy ile tahakkümün karşı karşıya geldiği bir tarihî kırılma olduğunu, İsrail’in kadın, çocuk, yaşlı demeden gerçekleştirdiği saldırıların bombalanan hastanelerin, yıkılan okulların, susturulan gazetecilerin ve göz göre göre açlığa mahkûm edilen halkın, çağdaş dünyanın en büyük utanç tablolarından birine dönüştüğünü vurgulayan Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, utanç verici olanın; bu vahşetin dünyanın gözleri önünde cereyan ederken, İslam ülkeleri de dahil olmak üzere uluslararası kamuoyunun suskunluğu olduğunu, medeniyet iddiasındaki dünyanın üç maymunu oynamakta olduğunu ifade etti.

Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, konuşmasının sonunda sempozyumun düzenlenmesinde emeği geçen İlahiyat Fakültesi’ne, düzenleme kuruluna, tüm akademik ve idari personele teşekkür etti. 

Vali Dallı: “Gazze, adeta bir açık hapishanesine dönüşmüştür” 

Kastamonu Valisi Meftun Dallı, “İsrail’in sivil yerleşim alanlarını, hastaneleri, okulları ve ibadethaneleri hedef alan saldırıları; kadın, çocuk, yaşlı ayırt etmeksizin yürüttüğü zulüm, tüm dünyanın gözleri önünde sürmektedir.” dedi.  

Gazze’nin adeta açık hava hapishanesine dönüştüğünü, masum sivillerin dünyanın sessizliği içinde can verdiğini, Gazzelilerin direncinin değil tüm insanlığın vicdanının test edildiği bir dönem olduğunu aktaran Vali Dallı, Gazzelilerin direnişinin insanlığın onur mücadelesi olduğunu, Türkiye’nin gerek insani yardımlarla gerek diplomatik girişimlerle gerekse kamu vicdanı ile harekete geçirme çabalarını kullanarak Filistinli halkın yanında olmaya devam ettiğini belirtti.  

Vali Dallı, sempozyumun düzenlenmesinde emeği geçen İlahiyat Fakültesi’ne, düzenleme kuruluna, tüm akademik ve idari personele teşekkürlerini sundu.  

Açılış konuşmalarının sonunda; Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nuh Arslantaş “Dünü ve Bugünü ile Kudüs ve Arz-ı Mukaddes” başlıklı açılış konferansını gerçekleştirdi.

Prof. Dr. Arslantaş, Kudüs’ün geçmişinin 20 bin yıl eskiye dayandığını, onlarca kez kuşatılmış, yıkılmış ve yeniden kurulmuş bir şehir olduğunu dile getirdi. Tarihin hiçbir döneminde Kudüs’ün yalnızca bir şehir olmadığını ve inancın merkezine yerleşmiş bir şehir olduğunu anlattı.  

Programın sonunda; Kastamonu Valisi Meftun Dallı ve Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal tarafından Prof. Prof. Dr. Nuh Arslantaş’a teşekkür plaketi ve hediye takdim edildi.  

Sempozyuma destek veren dış paydaşlara plaketleri takdim edildikten sonra program sona erdi.  

8’incisi düzenlenen Uluslararası Şeyh Şaban-i Veli Sempozyumu iki gün süren oturumlar kapsamında;

Sempozyumun ilk günü 15 Mayıs Perşembe günü 14.00 – 15.00 saatleri arasında ilk oturum, İlahiyat Fakültesi Konferans Salonu’nda Prof. Dr. Mehmet Nadir Özdemir’in başkanlığında gerçekleşti, toplam üç oturum düzenlendi.

İkinci günü ise, 16 Mayıs 2025 Cuma günü 16.30-18.00 saatleri arasında Merkez Kütüphane Sezai Karakoç Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen Kudüs Özel Oturumu’nun başkanlığını Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsmail Safa Üstün üstünlendi.

Oturumda IRCICA’dan Prof. Dr. Cengiz Tomar “Kudüs Çalışmalarının Geleceği”, Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü’nden Doç. Dr. Alaattin Dolu “Filistin’de Mülksüzleştirme Politikaları ve Kudüs Vakıfları” konulu sunumları ile yer aldı. İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Hamza Yavuz ise “Kudüs’te Bir Büyükelçilik, Diasporada Bir Yarılma: Amerikan Yahudilerinin Trump’ın Büyükelçilik Kararına ve Kudüs’ün Geleceğine Bakışları” başlıklı sunumuyla Kudüs meselesini uluslararası ilişkiler ekseninde ele alındı.

Son olarak değerlendirme oturumu yapılarak sempozyum tamamlandı. 16 Mayıs Cuma günü 18.00-19.15 saatleri arasında Merkez Kütüphane Sezai Karakoç Konferans Salonu’nda oturum başkanlığını Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Atalan’ın üstlendiği değerlendirme oturumu yapıldı.

Haber/Fotoğraf: Ece Sinan

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.