Kastamonu Üniversitesi’nde “Şiddetin Yeniden İnşasında Medyanın Rolü Sempozyumu” Gerçekleştirildi

Kastamonu Üniversitesi Kadın ve Aile Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi ve Sağlık Bilimleri Fakültesi tarafından düzenlenen ”Şiddetin Yeniden İnşasında Medyanın Rolü Sempozyumu” gerçekleştirildi. Sempozyumda kadına yönelik şiddetin medya aracılığıyla nasıl yeniden üretildiği ve normalleştirildiği anlatıldı.

Kastamonu Üniversitesi’nde “Şiddetin Yeniden İnşasında Medyanın Rolü Sempozyumu” Gerçekleştirildi
18.03.2026
1.668
A+
A-

Sempozyumun açılış konuşmasını yapan Kadın ve Aile Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü ve Ebelik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Şahika Şimşek Çetinkaya; medyanın şiddeti sadece yansıtmakla kalmadığını, dönüştürdüğünü ve kimi zaman meşrulaştırdığını ifade etti. Çetinkaya, ”Kadına yönelik şiddet haberlerinde kullanılan ‘iyi hal indirimi’, ‘ailevi nedenler’, ‘kıskançlık krizi’ gibi ifadeler şiddeti meşrulaştırmanın en yaygın yoludur” dedi. Ayrıca görsel seçiminin de dil kadar belirleyici olduğunu belirterek, cenaze görüntülerinin tekrar tekrar yayınlanmasının mağdurun ölümünü görünür kıldığını, failin soğukkanlı adliye çıkışının ise şiddetin sıradanlaşmasına katkı sağladığını vurguladı. Konuşmasının son bölümünde gençlere seslenen Doç. Dr. Şahika Şimşek Çetinkaya, ”Geleceğin iletişiminde söz sahibi olacak bireyler olarak bu döngüyü kırmak sizin eleştirel bakışınızla mümkün olacaktır” dedi.

Dr. Öğr. Üyesi Çiğdem Gülmez, sosyal medyanın şiddetin normalleşmesindeki rolüne dikkat çekti. Gülmez, ”Sosyal medya içerikleri empatiyi azaltabilir ve şiddeti sıradanlaştırabilir. Ancak bilinçli kullanım şiddeti engellemek için de bir araç olabilir” dedi. Dijital platformlardaki şiddet içeriklerine sürekli maruz kalmanın bireylerde ”duyarsızlaşma” yarattığını ifade ederek, empati ve öz kontrolün korunması gerektiğini belirtti. Dr. Öğr. Üyesi Çiğdem Gülmez konuşmasının devamında, ”Empati, şefkat ve ahlaki duyarlılığımızı kaybetmeden dijital platformları bilinçli bir şekilde kullanmak büyük önem taşıyor” dedi.

Öğr. Gör. Cansu Çalık, şarkı sözleri üzerinden kadına yönelik şiddetin kültürel boyutunu anlattı. Çalık, ”Kadın düşmanı şakalar ve mülkiyetçi dili romantik bir ambalajla sunan şarkılar toplumsal algımızı şekillendiriyor. Sözlerin tekrar edilmesi bir noktada kültürün DNA’sına dönüşüyor” dedi. Çalık, gençlerin farkındalık geliştirmesinin ve kelimelerin gücünü doğru değerlendirilmesinin önemine dikkat çekti.

Öğr. Gör. Tuğba Yılmaz, mobil oyunlardaki şiddet içeriklerinin gençlerin şiddet algısına etkisini değerlendirdi. Yılmaz, ”Mobil oyunların çoğunda şiddet içeriği oldukça yüksek. Savaş ve çatışma temalı oyunlar şiddeti ödüllendirir. Sürekli şiddet içerikli oyunlarla vakit geçirmek şiddet algımızı değiştirebilir” dedi. Şiddetin yapısına da dikkat çeken Öğr. Gör. Tuğba Yılmaz, ”Bu tarz oyunlarda ne kadar vakit geçirirsek ne kadar çok oynarsak şiddete ve çatışmaya meyilli oluruz. Gençlerin dijital medya okuryazarlığı konusundaki farkındalığın artması önem arz ediyor” ifadelerini kullandı.

Sempozyumun son bölümünde Psikolog Fatma Akkaya, şiddet mağdurlarının adalete erişim yollarını ve destek mekanizmalarını aktardı. Akkaya şiddetin yalnızca fiziksel saldırıdan ibaret olmadığını vurgulayarak, bir kişinin başka bir kişiye kasıtlı olarak uyguladığı fiziksel ya da psikolojik güç kullanımının şiddet kapsamında değerlendirildiğini ifade etti. Fiziksel şiddetin çoğu zaman darp olarak algılandığını belirten Akkaya; aç bırakma, soğukta bırakma ya da temel ihtiyaçlardan mahrum bırakmanın da fiziksel şiddet türleri arasında yer aldığını söyledi. Şiddet mağdurlarının KADES uygulaması gibi mekanizmalar aracılığıyla hızlı bir şekilde destek alabileceklerini belirtti.

Sempozyumun sonunda konuşmacılara katkılarından dolayı teşekkür belgeleri takdim edildi. Program, konuşmacılar ve katılımcıların toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

Haber/Fotoğraf: Hilal Topçuoğlu

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.