Ahşabın İzinde: Gençlerle Sürdürülebilir Mirasın İnşası

Kastamonu Üniversitesi’nde gerçekleştirilen ‘’Ahşabın İzinde: Gençlerle Sürdürülebilir Mirasın İnşası’’ başlıklı seminer programında, geleneksel ahşap mimarinin korunması ve sürdürülebilir miras bilincinin genç kuşaklara aktarılması ele alındı.

Ahşabın İzinde: Gençlerle Sürdürülebilir Mirasın İnşası
11.03.2026
1.660
A+
A-

Kastamonu Üniversitesi Merkez Kütüphanesi Cemil Meriç Konferans Salonu’nda düzenlenen ‘’Ahşabın İzinde: Gençlerle Sürdürülebilir Mirasın İnşası’’ başlıklı ÜNİDES Projesi seminer programında öğrenciler, proje kapsamında gerçekleştirdikleri teknik gezilerde elde ettikleri bilgileri katılımcılarla paylaştı.

Programın açılış konuşmasını Orman Endüstri Mühendisliği Bölümü 3.sınıf öğrencisi ve projenin koordinatörü Emine İrem Ceylan yaptı. Ceylan, proje kapsamında Tokat ve Ordu illerinde gerçekleştirilen teknik gezilerin başarıyla tamamlandığını belirterek bu süreçte Anadolu’nun köklü ahşap mimari mirasını yerinde inceleme fırsatı bulduklarını ifade etti.

Ceylan konuşmasının devamında, ‘’ Gerçekleştirdiğimiz bu teknik gezi ahşap yapı teknolojisinin uygulama alanında incelenmesi, geleneksel yapı tekniklerinin tanınması, kültürel miras bilincinin pekiştirilmesi ve mesleki bakış açımızın geliştirilmesi açısından son derece verimli olmuştur’’ dedi.

Teknik gezinin ilk durağı olan Tokat’ta öğrenciler, Tokat Ulu Camii, Yağıbasan Medresesi ve Sulu Sokak gibi tarihi yapıları inceleyerek Anadolu mimarisinde ahşabın estetik ve işlevsel kullanımına dair önemli gözlemler yaptı.

Projenin ikinci aşamasında ise Ordu’nun Ünye ve Çaybaşı ilçelerinde bulunan ahşap camiler incelendi. Bu kapsamda Laleli Camii, Çayır Camii ve Yeni Cuma Camii gibi Karadeniz’e özgü ahşap mimari örnekleri analiz edildi. Ayrıca Kazankaya Şelalesi ziyaretiyle doğal çevre ile kültürel miras arasındaki ilişki de gözlemlendi.

Seminer kapsamında söz alan öğrencilerden İrem Nur Atan, Ordu’nun İkizce ilçesinde bulunan Laleli Camii hakkında bilgi verdi. Caminin yaklaşık 400-450 yıllık bir geçmişe sahip olduğunu belirten Atan, caminin adını iç mekânda bulunan sütun başlıklarındaki lale motiflerinden aldığını söyledi. Yapıda ağırlıklı olarak meşe ağacı kullanıldığını ifade eten Atan, caminin çivisiz ahşap yapı tekniğiyle yapıldığını vurguladı.

Programın ikinci bölümünde söz alan Orman Endüstri Mühendisliği bölümü 3.sınıf öğrencisi Hatice Toprak, Çaybaşı ilçesindeki Çayır Camii’nin 19.yüzyılın ikinci yarısında inşa edildiğini vurguladı. Yapının inşasında; kestane, karaağaç ve sarıçam gibi bölgeye özgü ağaç türlerinin kullandığını belirten Toprak, Karadeniz’de yaygın olan ‘’Çanta Tekniği’’ ile çivi kullanılmadan inşa edildiğini ifade etti.

Orman Endüstri Mühendisliği bölümü 2. sınıf öğrencisi Rıdvan Altuntaş ise Çaybaşı ilçesinde bulunan Yeni Cuma Camii hakkında bilgi verdi. Altuntaş, caminin 19. yüzyılda inşa edildiğinin tahmin edildiğini belirtti. Cami’nin nemli iklim koşulları nedeniyle taş bir platform üzerine kurulduğunu belirten Altuntaş, yapının Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu tarafından tescillendiğini söyledi.

Sunumlarda ayrıca Tokat’taki tarihi yapılar ve müzeler de ele alındı. Orman Endüstri Mühendisliği Bölümü 1.sınıf öğrencisi İsmail Tonuç sunumunda, Tokat Ulu Cami’nin taş ve ahşabın birlikte kullanıldığı erken dönem Anadolu Türk mimarisi örneklerinden biri olduğunu belirtti. Cami’nin yapısında genellikle meşe, ceviz ağacı ve sedir kullanıldığını ifade eden Tonuç, ana taşıyıcı sistemi taş olan ancak çatı örtüsünde ve kiriş sisteminde ahşap destek unsurlarının kullanıldığını vurguladı. Sulu Sokak’taki tarihi konakların Osmanlı dönemi konut mimarisini yansıttığına da dikkat çekti.

Programın son sunumunu gerçekleştiren Orman Endüstri Mühendisliği Bölümü 1.sınıf öğrencisi İlayda Yoldemir ise Tokat ve Ordu’daki miras alanlarını anlattı. Yoldemir, Yağıbasan Medresesi’nin 12. yüzyılda Danişment hükümdarı Nizamettin Yağıbasan tarafından inşa edildiğini belirterek Anadolu’daki en eski Türk-İslam eğitim yapılarından biri olduğunu vurguladı. Ayrıca Arastalı Bedesten Müzesi, Tokat Şehir Müzesi ve Ünye Kent Müzesi gibi kültürel mekanların bölgenin tarihini ve sosyal yaşamını yansıtan önemli merkezler olduğunu belirtti.

Etkinliğin sonunda projeye katkı sunan akademisyenlere ve öğrencilere teşekkür edildi.

Haber – Fotoğraf: Hilal Topçuoğlu

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.